Asli Kusurlu Olmak Ne Demek ?

Ceren

New member
**Asli Kusurlu Olmak Nedir?**

Asli kusurlu olmak, hukuki bir terim olup, bir kişinin veya tarafın bir olayda, özellikle de bir kazada veya anlaşmazlıkta, asıl sorumlu ya da suçlu olarak kabul edilmesi durumunu ifade eder. Bu kavram, özellikle medeni hukuk, borçlar hukuku ve ceza hukuku gibi alanlarda yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Asli kusurlu, bir kişinin, söz konusu olayda kusurun büyük oranda ve esasen kendisine ait olduğunu belirten bir ifadedir.

Bu terim, belirli bir durumun meydana gelmesinde, bir kişinin davranışlarının önemli bir rol oynadığını ve bu kişinin, olaya sebep olan ana kusuru üstlendiğini anlatır. Bu bağlamda, asli kusurlu olmak, genellikle zararın daha büyük kısmını üstlenen ve tazminat yükümlülüğü taşıyan kişi için belirleyici bir faktördür.

**Asli Kusurlu Olmak ile Diğer Kusurlu Olma Durumları Arasındaki Farklar**

Asli kusurlu olmak, diğer kusurlu olma halleriyle karıştırılmamalıdır. Genellikle hukuki bağlamda, bir kişi sadece "kusurlu" olmakla kalmaz, bu kusurun derecesi ve türü de önemlidir. Kusur, "tam kusur", "ağır kusur" veya "hafif kusur" gibi farklı kategorilere ayrılabilir. Asli kusurlu olma durumu, çoğunlukla olayın esas sorumlusunun kim olduğunu belirlemek için kullanılır.

Bir başka deyişle, asli kusurlu bir kişi, olayın ana sebepleriyle doğrudan ilişkilidir ve kendi hatasından ötürü meydana gelen zarardan sorumludur. Buna karşın, "yardımcı kusurlu" veya "katkı kusurlu" terimleri ise, diğer kişilerin veya tarafların olaya katkıda bulunduğunu, ancak esas sorumluluğun kendilerine ait olmadığını anlatır.

**Asli Kusurlu Olmanın Hukuki Sonuçları**

Asli kusurlu bir kişi, meydana gelen zararlardan tamamen veya kısmen sorumlu olabilir. Hukuki açıdan, asli kusurlu olmak, genellikle tazminat yükümlülüğünü doğurur. Bir kişinin asli kusurlu olduğunun tespit edilmesi, onun mağdur tarafa karşı sorumluluk taşımasına sebep olur. Bu, olayın mahkemeye taşınması durumunda, asli kusurlu kişinin zararın telafi edilmesi için ödeme yapmasına karar verilebileceği anlamına gelir.

Ayrıca, asli kusurlu olmak, ceza hukuku açısından da belirli sonuçlar doğurabilir. Örneğin, bir trafik kazasında asli kusurlu olan bir sürücü, hem maddi tazminat yükümlülüğü altına girer hem de cezai sorumluluk taşıyabilir. Bu durumda, olayın meydana gelmesindeki "kusur" derecesi, kişiye verilecek cezanın miktarını etkileyebilir.

**Asli Kusurlu Olmanın Sigorta ve Tazminat İlişkisi**

Asli kusurlu olma durumu, sigorta sözleşmeleri ve tazminat davaları açısından oldukça önemlidir. Sigorta şirketleri, trafik kazaları, iş kazaları veya çeşitli kazalara bağlı olarak tazminat ödemeleri yaparken, kimin asli kusurlu olduğuna göre ödeme yapma kararını şekillendirirler. Eğer sigortalı kişi, kazanın asli kusurlu tarafıysa, sigorta şirketi bu kişiye ödenecek tazminat tutarını ve ödeme şartlarını belirlerken dikkatli olacaktır.

Bazı sigorta poliçeleri, asli kusurlu olan tarafın sigorta kapsamında herhangi bir ödeme almayabileceğini öngörebilir. Bu da demektir ki, eğer bir kişi asli kusurluysa, sigorta şirketi tazminat ödemesini reddedebilir veya tazminat ödemesinin tamamını talep edebilir.

**Asli Kusurlu Olmanın Çeşitli Durumlar Altındaki Uygulamaları**

Asli kusurlu olmanın uygulanışı, farklı hukuki durumlar altında farklılık gösterebilir. Aşağıda bu durumu açıklayan bazı örnekler verilmiştir:

1. **Trafik Kazaları:**

Trafik kazalarında asli kusurlu olma durumu, kazanın nasıl meydana geldiğine ve hangi tarafın kurallara aykırı davrandığına göre belirlenir. Örneğin, hız limitini aşan veya kırmızı ışıkta geçerek kazaya sebep olan sürücü, asli kusurlu sayılabilir.

2. **İş Kazaları:**

İşyerindeki güvenlik önlemlerine uymayan bir çalışan veya işveren, iş kazası sonucunda asli kusurlu sayılabilir. Bu durumda, olayın önlenmesi mümkünken gerekli tedbirlerin alınmamış olması, asli kusurluluğu oluşturur.

3. **Medeni Hukuk:**

Medeni hukuka ilişkin bir anlaşmazlıkta, tarafların asli kusurlu olup olmadığı, sözleşmeye aykırılık veya mal paylaşımı gibi konularda belirlenebilir. Sözleşmenin ihlali, bir tarafın haksız bir şekilde haklarını kullanması, asli kusurlu olma durumunu doğurabilir.

**Asli Kusurlu Olma Durumunun Belirlenmesi ve Kanıtlanması**

Asli kusurlu olma durumu, her zaman açık bir şekilde belirlenmeyebilir. Genellikle, olayı aydınlatan kanıtlar, tanık ifadeleri ve uzman raporları gibi unsurlar, bir kişinin asli kusurlu olup olmadığını belirlemede önemli rol oynar. Hukuki bir süreçte, asli kusurlu olma durumu, mahkeme tarafından değerlendirilir ve kanıtların gücüne göre karar verilir.

Özellikle kazaların ya da anlaşmazlıkların detaylı bir şekilde analiz edilmesi, kimin asli kusurlu olduğunu anlamada belirleyici olur. Zarar gören tarafın, olayı kanıtlayabilmesi ve asli kusurlu kişinin sorumluluğunu ortaya koyabilmesi için bu unsurlar büyük bir öneme sahiptir.

**Sonuç: Asli Kusurlu Olmanın Hukuki ve Sosyal Yansımaları**

Asli kusurlu olmak, sadece hukuki açıdan değil, sosyal açıdan da büyük bir önem taşır. Bu durum, bireylerin sorumluluklarını yerine getirirken dikkatli olmalarını, hatalarından ötürü başkalarına zarar vermemeye özen göstermelerini gerektirir. Hukuki açıdan ise asli kusurlu bir kişinin sorumluluğu, zararın büyüklüğüne göre şekillenir ve genellikle bu kişi tazminat ödemekle yükümlüdür. Bu yüzden, asli kusurlu olmak, sadece maddi sonuçlar doğurmakla kalmaz, aynı zamanda bireylerin kişisel ve toplumsal sorumluluklarını yerine getirmelerine de katkı sağlar.

Her durumda, asli kusurluluğun tespiti, tarafların haklarını savunabilmeleri açısından büyük bir önem taşır. Bu bağlamda, hukuki süreçlerin doğru bir şekilde yönetilmesi ve olayın tüm unsurlarının titizlikle incelenmesi gereklidir.
 
Üst